Alüminyum kaynağı yapan ustaların çoğu şunu yaşamıştır: Aynı makine, aynı amper, aynı tel... ama bir gün dikiş bir türlü, başka gün başka türlü çıkıyor. İşin sırrı çoğu zaman gözden kaçan küçük bir ayarda gizli: balans, yani denge ayarı. Bugün bunu hiç ağdalı laflara girmeden, atölyede anlatır gibi konuşacağız.
Çeliği kaynatırken tungsteni eksi (–) kutba bağlarız, iş parçasını artı (+) kutba. Akım tek yönde akar. Ama alüminyumda durum farklı. Alüminyumun üstünde inatçı, kalın bir oksit tabakası vardır. Bu tabaka o kadar sağlamdır ki, altındaki asıl metal 660 derecede erirken bu kabuk 2000 dereceyi aşana kadar kırılmaz. Yani düz akımla vurursan, kabuğu kıramaz, altını da düzgün eritemezsin.
İşte bu yüzden alüminyumda alternatif akım kullanırız. Alternatif akım demek, kutupların saniyede onlarca kez yer değiştirmesi demek. Bir an tungsten eksi olur, bir an artı olur, sürekli gidip gelir. Peki bu gidip gelmenin bize ne faydası var? İki ayrı işi tek seferde hallediyor:
• Elektrot eksi (–) olduğu anlar: Isı iş parçasına gider. Bu bize nüfuziyeti (penetrasyon, yani derinliğe işlemeyi) sağlar.
• Elektrot artı (+) olduğu anlar: O inatçı oksit kabuğunu kırıp temizler. Buna temizleme etkisi diyoruz.
Balans ayarı, bu gidip gelen akımın ne kadarını temizliğe, ne kadarını derinliğe ayıracağını senin belirlemeni sağlar. Toplam süre hep aynıdır; birini artırırsan öbürü otomatik azalır. Terazinin bir kefesi ağır basınca öbürü hafifler ya, aynen öyle.
Aşağıdaki resimde iki ucu görüyorsun. Kırmızı çizginin üstü elektrotun eksi (derinlik) olduğu zaman, altı ise artı (temizlik) olduğu zaman:

Ayarı temizlik tarafına çektiğinde (elektrot artıda daha çok kalır):
• Oksit tabakası çok daha çabuk ve rahat kırılır, temizlik alanı genişler.
• Ark şemsiyesi ve dikiş genişler, yayvanlaşır.
• Buna karşılık nüfuziyet (derinlik) azalır.
• Ve dikkat: tungsten daha çok ısınır, ucu çabuk topaklaşır, ömrü kısalır.
Ayarı penetrasyon (derinlik) tarafına çektiğinde (elektrot ekside daha çok kalır):
• Isı iş parçasına gider, nüfuziyet artar, derine işler.
• Ark ve dikiş daralır, toplanır, daha keskin olur.
• Temizleme etkisi azalır, oksit daha geç kırılır.
• Tungsten daha serin kalır, ucu geç bozulur, ömrü uzar.
Aynı makineyi, aynı amperi kullanıp sadece balansı değiştirdiğinde dikişin nasıl değiştiğini şöyle hayal et. Ustalar bunu bizzat test etti: sadece balansı değiştirdiklerinde dikiş genişliğinde parmak kalınlığına yakın fark çıkabiliyor.

Kesin bir "şu rakamı ver" demek doğru olmaz çünkü her makinede bu ayar farklı yerde durur ve farklı gösterilir. Ama mantık her makinede aynıdır. Kaba bir yol haritası:
| Durum | Ne yapmalı? |
| Temiz, hazırlanmış alüminyum | Derinlik tarafına doğru. Derin ve dar dikiş, uzun tungsten ömrü. |
| Kirli, paslı, dökme (kaba) alüminyum | Temizlik tarafına doğru. Oksidi kırmak için daha çok temizleme lazım. |
| İnce sac, köşe ve dar bölgeler | Dengeli bir ayar. Fazla ısıtıp delmemek için ölçülü git. |
En sağlam yöntem şu: bir hurda alüminyum parçası al, ayarı azar azar değiştirip birkaç dikiş çek. Dikişin yanındaki o açık, buzlu görünen "temizlik alanına" bak. Eğer dikişte siyah is, kirli bir görüntü varsa temizliği artır. Eğer tungstenin ucu hızla topaklanıyor ve derinlik kaçıyorsa derinlik tarafına çek.
Balans ayarı, alüminyum TIG kaynağında elindeki en güçlü kontrollerden biri. Kısaca aklında şu kalsın: temizlik tarafı kabuğu kırar ama dikişi yayvanlaştırır ve tungsteni yakar; derinlik tarafı derine işler, dikişi toplar ve tungsteni korur. İşine ve parçana göre teraziyi doğru tarafa yatırdığında, dikişlerin hem daha temiz hem daha sağlam çıkar.
Kaynağınız hep temiz olsun, arkınız hiç sönmesin.